Showing posts with label ABD. Show all posts
Showing posts with label ABD. Show all posts

20101022

* Aspirinin azı da kolon kanserinden koruyor

 Aspirinin azı da kolon kanserinden koruyor

23 Ekim 2010 Cumartesi 00:45

WASHINGTON -AA- Kalp krizi ve felci önlemek amacıyla yıllardır düşük dozda aspirin kullanan gönüllülerde, kolon kanseri gelişme riskinin de ciddi düzeyde düştüğü anlaşıldı.
İngiltere'de yapılan araştırmadan elde edilen sonuçlara göre aspirin alımı, kolon kanserine yakalanan hasta sayısını dörtte bir oranında azaltıyor, kolon kanserinden ölümleri de üçte bir oranında düşürüyor. Araştırma bulguları, Lancet tıp dergisinde yayımlandı.
Aspirinin, günde en az 500 miligram gibi yüksek dozlarda alımının kolon kanserine karşı önleyici olduğu biliniyordu, ancak bu ilacın kanama ve mide sorunları gibi yan etkilerinin bulunmasından ötürü, zararı, yararının önüne geçebiliyordu. Ancak şimdi, düşük düzeyde, bebeklere tavsiye edilen günlük dozun da kolon kanserine karşı işe yaradığı anlaşıldı. Buna karşın aynı yan etkiler, düşük dozlarda da kaygı nedeni.
Kolon kanseri, gelişmiş ülkelerde, akciğer kanserinden sonraki en yaygın kanser türü. Dünyada her yıl 1 milyon yeni kolon kanseri vak'ası belirleniyor ve bu hastalıktan yılda 600.000 kişi ölüyor. Bir insanda bu hastalığın gelişme ihtimali yüzde 5.
Oxford'daki John Radcliffe Hastanesinden Peter Rothwell ve meslektaşları, aspirinin kalp hastalıklarına karşı önleyici olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılmış olan ve İngiltere ile İsveç'ten yaklaşık 14.000 gönüllüyü kapsayan 4 büyük araştırma üzerinde inceleme yaptı.
18 yıl süren gözlemleri kapsayan bu araştırmalarda gönüll ülerin yarısı düşük dozda aspirin kullanmıştı. Araştırmacılar, gönüllülerin y üzde 2,8'inde kolon kanseri oluştuğunu belirledi. Araştırma verilerinden, düşük dozda 6 yıl boyunca aspirin kullanımının kolon kanseri oluşumu riskini yüzde 24 azalttığı, hastanın kolon kanserinden ölme riskini de yüzde 35 oranında düşürdüğü belirlendi.
Fransa'da, Bobigny'deki Avicenne hastanesinden Dr. Robert Benamouzig and Dr. Bernard Uzzan, araştırma ile ilgili yazdıkları yorumlarında, bu çalışmanın, en azından kolon kanserinin yaygın olduğu ülke veya bölgelerde kliniklerin, aspirini, önleyici olarak kullanmalarına yönelik bir yol açabileceğini belirtti. Özellikle ailesinde kolon kanseri geçmişi olanların veya kendisinde daha önce folip belirlenmiş hastaların aspirin kullanımı öneriliyor.
Dr. Robert Benamouzig, yan etkilerinden ötürü aspirini sadece, yüksek risk grubuna girenlere tavsiye edilebileceğini kaydetti. Doktorlar, kolon kanserine karşı önleyici aspirin kullanımı için bir kılavuz geliştirilmesinin, bu alanda atılabilecek ikinci adım olduğunu belirtti. Hastaların, doktor denetimi olmadan kendi başlarına aspirini bu amaçla kullanmaları tavsiye edilmiyor.
Aspirinin yüksek dozlarda ve uzun süreli kullanımı sonucunda mide ve bağırsak tahrişi meydana gelebiliyor, lezyona ve ciddi kanamalara yol açabiliyor.
Aspirinin, meme, mide, yemek borusu ve kolon kanseri ile bağlantılı bir enzimin üretimini engelleme yoluyla kansere karşı koruyucu olduğu düşünülüyor.

20100901

* Mehmet Öz'de kanser şüphesi

Mehmet Öz'de kanser şüphesi

hurriyet.com.tr

Mehmet Öz'de kanser şüphesiYalnızca Türkiye'de değil ABD'de de büyük bir üne sahip olan Türk asıllı Dr. Mehmet Öz'de kolon kanseri riski bulunduğu bildirildi.


People dergisi, sağlıklı yaşam gurusu olarak tanınan Öz'ün 50'nci yaşgününde check-up yaptırdığını ve bunun neticesinde bağırsağında bir kitleye rastlandığını duyurdu. Dergi, Öz'ün büyük bir olasılıkla kanser olduğunu ancak kesin teşhisin yapılacak detaylı tetkikler neticesinde konulacağını duyurdu.
People dergisine konuşan Öz, "Benim için sarsıcı oldu. Herşeyi doğru yaptım. Ailemde kanser geçmişi yok. Ama yine de risk altındayım" dedi.
Öz ayrıca, çok gergin olduğunu belirterek, neden böyle birşeyin başına geldiğini sorguladığını da ifade etti.
Sağlıklı yaşamla ilgili çok sayıda kitap yazan Öz, bir süre ünlü talk-showcu Oprah Winfrey ile program yapmıştı ve bir süredir de kendi televizyon programını sunuyor.




2 Eylül 2010

20100525

* Dünyadaki akciğer nakillerinin üçte ikisi Amerika'da yapılıyor

Dünyadaki akciğer nakillerinin üçte ikisi Amerika'da yapılıyor

Akciğer naklinin dünyada çok az yapılabildiğini belirten uzmanlar, bu organa sahip çıkmak için sigaradan uzak bir yaşamın şart olduğunu söylüyor. Sigara dumanıyla yaşayanlar kadar olmasa bile, asbest tozuyla ilgili çalışanlar, madenciler, evinde kuş besleyenler ve mikroplu klimalara maruz kalanlar da risk altında...

Dünyada en fazla akciğer nakli yapan doktorlar arasında yer alan Doç. Dr. Selim Arcasoy, Columbia-Cornell Üniversiteleri New York Presbyterian Hastanesi Akciğer Nakil Bölüm Direktörü. Doç. Dr. Arcasoy, akciğerlerimizi genç tutarak daha dinç hayat yaşamanın yollarına ilişkin sorularımızı yanıtladı...

http://www.toplumsagligi.com/Uploaded/Images/akciger_bayrami.jpg
SİGARA EN BÜYÜK RİSK
Akciğerler ne zaman yaşlanmaya başlar?

35-40 yaşlarından sonra akciğer fonksiyonu düşmeye başlar. Akciğer fonksiyonunun hızlı düşmesinin en önemli nedeni, sigara kullanımıdır. Akciğer için bilinen en büyük hastalık yaratıcı risk faktörüdür sigara. Sigara kullanan kişilerde akciğer fonksiyonu kullanmayanlara göre iki kat daha fazla düşer. Çevresel nedenler, mesleki faktörler, yaşlılıkta zamanın dışında etkili faktörlerdir. Asbest tozuyla ilgili işler yapanlar, gemi yapımında çalışanlar, tesisat işiyle, izolasyon malzemeleriyle uğraşanlar ya da madenlerde çalışanların akciğerleri zamanından önce yaşlanır. Mikroplu klimalar, bazı jakuziler, evde kuş besleme gibi etkenlerle, akciğerlerde çok fazla yıpranma oluşabilir. Ancak, tüm bunların neden olduğu akciğer rahatsızlıkları sigarayla kıyaslanmayacak ölçüdedir. Bu tür işlerde çalışan insanların ancak yüzde 5-10'unda akciğer hastalığı olur ama sigarada bu oran çok çok daha fazladır.

Akciğerleri gençleştirmek mümkün mü?
Akciğerleri gençleştirmek şu anda bilimsel açıdan mümkün değil. Ama akciğerleri genç tutmak mümkün. Akciğer hasarı yapan maddelerden uzak durulmasıyla bu mümkün. Ama akciğerde hasar oluştuysa, onu geriye getirmek mümkün değil. Onun için akciğerleri genç tutmak çok önemli.

ŞEHİR HAVASI
Akciğerlerin sağlığını nasıl koruruz?

En önemlisi, sigaraya hiç başlamamak. Günümüzde sigara içenlerin yüzde 90'ı 18 yaşından önce sigaraya başlamış oluyor ve o insanların büyük bir kısmı erken yaşta ölüyor. Yapılacak en iyi şey, sigaranın zararları konusunda bilinçlenmesağlamak, yaşadığımız yerleri ve işyerlerini en azından sigaradan arındırmak. Tek sorun sigara mı diyeceksiniz? Tabii ki şehirlerde yaşayan insanların akciğerleri, köylerde yaşayanlar kadar iyi değil. Hava kirliliği problem yaratıyor ama o sorunlar sigaranın yarattıkları yanında çok küçük kalıyor.

NEFES ALMA TEKNİĞİ
Yaşlı ama dinç olabilir miyiz? Yaşlandığımızda nefes nefese kalmamak için ne yapmalıyız?

Doğru nefes alma tekniklerinden çok egzersiz önemlidir. Hafif ağırlıkla yapılan egzersizler vücudun oksijen kullanımını verimli hale getirir. Bu, özellikle akciğer hasarı olan insanlar için çok önemli. Bu aynen terazi gibi, bir yandan akciğerler havadan oksijen alıp karbondioksiti atıyor, diğer yandan vücut akciğerlerin havadan aldığı oksijeni kullanıp karbondioksit yaratıyor. Bu terazinin bir tarafı daha ağır olursa, özellikle kilolu ve egzersiz yapmayan bir kişide vücudun oksijen kullanımı artar ve karbondioksit yaratımı artarsa, o zaman akciğerden istek çok daha artmak zorunda kalacak. Bu durum akciğeri hasarlı olan insanlar için çok zor. Vücut akciğere 'Daha çalış, daha çok oksijen ver' diyor, çünkü aldığı oksijen yetmiyor. Genellikle kilo ve vücudun fonksiyonunun bozulması el ele giden bir şey. Kilolu insanlar kaslarını verimli şekilde kullanamaz. Ayrıca, kilonun yarattığı birtakım akciğer sorunları da var. 'Uyku apnesi' denen, uyurken hava girişinin azalması gibi sorunlar... O insanların yüksek tansiyon, ritm bozukluğu yaşaması ve erken yaşta ölmesi mümkün. Oysa, kilo kaybı ve egzersizle o sorun da düzelebilir.

SPOR İLAÇ ETKİSİ YAPAR
Akciğerlerimiz için en iyi spor hangisi?

Genellikle aerobik sporlar yani egzersizler çok sağlıklı. Vücudun verimini artıran sporlar; hafif koşular, bisiklete binmek, yürümek faydalı. Yüzme akciğerler üzerinde ilaç etkisi yapar. Bu egzersizlerin hiçbiri akciğer fonksiyonunu artırmaz ama vücudun verimliliğini artırır. Olan akciğer fonksiyonunun en etkili şekilde kullanımını sağlar. Vücudumuzun hareket miktarı azaldıkça, akciğer sorunları artar. Dengeli beslenmek ve daha küçük porsiyonlar yemek önemlidir. Kendini çok doyurmamak, kiloyu takip etmek önemlidir.

Kaynak:
SABAH