Showing posts with label yüksek (hiper) tansiyon. Show all posts
Showing posts with label yüksek (hiper) tansiyon. Show all posts

20110704

* Tansiyona ilaçsız tedavi / Prof. Dr. E. Murat Tuzcu

Prof. Dr. E. Murat Tuzcu

Tansiyona ilaçsız tedavi

Sağlıklı bir hayat tarzıyla yüksek tansiyonu önlemek elimizde. Tansiyonumuz yüksekse ilaçtan önce yapılacak çok şey var. İlaç gerekse bile, alacağımız önlemler tedavinin etkinliğini artırır
Hangi hastalık olursa olsun, en başarılı tedavi yolu, hastalığın nedenlerinin ve nasıl oluştuğunun bilinmesinden geçer.
Yüksek tansiyon hastalığının oluşmasında ve gelişmesinde rol oynayan bilmediğimiz çok şey var. Ama, hayat tarzımızın bu hastalıkla yakından ilgili olduğunu biliyoruz. Fazla kilolu ve şişman olanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler, çok tuz tüketenler, bir iki kadehten fazla içki içenler, taze sebze meyve gibi potasyumdan zengin besinlerden az yiyenlerde yüksek tansiyona çok sık rastlanıyor. Sağlıksız hayat tarzı düzeltilirse, kan basıncının düştüğünü biliyoruz. Bazı insanlar yüksek tansiyon hastalığına genetik olarak yatkınlar. Lakin bu kişilerin çoğu, sağlıklı bir hayat tarzını benimseyip kötü alışkanlıklardan uzak dururlarsa büyük çoğunluğunda hipertansiyon ortaya çıkmaz. Özetle, yüksek tansiyon hastalığının çoğunu önlemek elimizde. İşte 5 maddelik reçeteniz...
1- İlaca başlamadan kilo vermeli 
Fazla kiloların yüksek tansiyona davetiye çıkardığı konusunda kimsenin şüphesi yok. Bilim insanları, yüksek tansiyonu olan insanların yarısında ana nedenin şişmanlık olduğu görüşündeler. Bu ilişki çocuklarda ve gençlerde daha belirgin. Büyüme çağında fazla kilolu ve şişman olanların ileride hipertansiyon hastası olma riskleri kilolarına orantılı olarak artıyor. Birkaç kilo bile riski yükseltiyor. Örneğin, 20 yaşında boyu 160 cm, kilosu 55 olan bir kadın eğer 5-6 kilo alırsa, yüksek tansiyon riski 2 kat artıyor. Vücutta biriken yağ hücrelerinin, sinir sistemi, böbrekler ve damarlar üstüne etki yaparak kan basıncını yükselttiği düşünülüyor.
Kilo almak ne kadar zararlıysa, fazla kiloları vermek de o denli yararlı. Birkaç kilo da olsa zayıflamanın kan basıncı üstüne olumlu etkisi var. Hele ideal kiloya düşülürse kan basıncında büyük düzelmeler görülüyor. Bu nedenle tedavi için ilaca başlamadan önce, sürdürülebilir bir zayıflama planı yapmak çok önemli.
2- İlaç yerine biraz hareket
Hareketsiz hayatın kan basıncını yükselttiğini gösteren birçok bilimsel çalışma var. Bunlardan birinde 800 kişinin yaşamı incelendi, tansiyonları ölçüldü. Hareketli bir yaşamı olanların büyük ve küçük tansiyonu, mecbur olmadıkça yerinden kalkmayanlara göre 11 ve 6 milimetre cıva daha düşük bulundu. Tansiyon düşürücü etki için jimnastik salonuna gitmeye gerek yok, günde 30 dakikalık hızlı yürüyüş yeter. Hem de bir taşla iki kuş vurulmuş olur. Yürürken sarf edilen kaloriler zayıflamamıza da yardım eder.
3- Tuzu azaltmak şart
Fazla tuz yiyenlerin tansiyonunun yüksek olduğunu, tüketilen tuz     azaltılınca kan basıncının düştüğünü gösteren birçok bilimsel çalışma var. Bunların en ünlülerinden biri olan, birçok ülkeden 10 bin insanın incelendiği Intersalt çalışması tuz tüketimi ile hipertansiyonun ilişkisini gösterdi.
Yüksek tansiyon tedavisinin ilk adımı tuz kısıtlaması olmalıdır. Yapılması gereken az tuzlu beslenmek değil, çok tuzlu beslenmemek. Dünya Sağlık Örgütü’nün öngördüğü 5 gramın 3 katından fazla tuz yenilen ülkemizde, günlük tuz tüketimini normal sınırlara çekebilirsek binlerce hayat kurtarabiliriz.
4- Alkolün azı karar, çoğu zarar
Alkolün fazlasının kan basıncını yükselttiğini gösteren birçok kanıt var. Bazı insanlarda sadece aşırı alkol tüketimine bağlı olarak hipertansiyon görülebiliyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 90 bin kişinin 4 yıl süreyle izlendiği 2 büyük araştırmada bu konu incelendi. Günde 2 kadehten fazla içki içenlerde, hiç alkol almayan veya az içenlere göre yüksek tansiyonun çok daha fazla olduğu saptandı. Buna karşılık alkol azaltılınca veya bırakılınca kan basıncının düştüğü de biliniyor.
Günde en az 4 bardak bira içen yüksek tansiyonlu 16 kişi üstünde yapılan bir çalışma bu noktaya ışık tutuyor. Bu kişilerin bir kısmı hastaneye yatırılıp alkol almaları önlenince tansiyonları önemli ölçüde düştü.
Tekrar alkol verince kan basınçlarının yükseldiği saptandı. Tüm uzmanlar, aşırı alkolden kaçınmanın yüksek tansiyonun tedavisinde önemli bir yeri olduğunda fikir birliği içinde.
5- Tansiyonda tek sigara bile etkili
Hassas aletlerle yapılan ölçümler, sigara içerken kan basıncının birkaç milimetre yükseldiğini gösterdi. Günde birçok sefer tekrar eden bu yükselişler bir süre sonra yüksek tansiyonun kalıcı olmasına katkıda bulunuyor. Üstelik sigara, yüksek tansiyonun kalp ve damarlara karşı açtığı savaşın en büyük destekçisi.

Sağlıklı beslen, yüksek tansiyondan kurtul
Tansiyonu kontrol altına almak için tuzu ve alkolü azaltmanın yanı sıra yapılacak başka şeyler de var. 1997 yılında saygın tıp dergisi New England Journal of Medicine’de, “Yüksek tansiyonu durdurmak için diyet yaklaşımı (Dietary Approaches to Stop Hypertension” adlı bir araştırma yayımlandı. Kısaca DASH denilen ve büyük yankı uyandıran bu bilimsel çalışmada 450 insan incelendi. DASH diyeti denilen sağlıklı beslenme yöntemiyle tansiyonun düştüğü görüldü. Beş yıl sonra yayımlanan ikinci bir araştırmada DASH diyetine ek olarak günlük tuz alımı azaltılırsa, tansiyon düşürücü etkinin daha da arttığı ortaya çıktı.
DASH diyetinde özel yemekler, tılsımlı reçeteler yok. Yemeklerde bol bol sebze ve meyve bulunması, doymuş yağ ve şekerli besin ve içeceklerden fazla olmaması tavsiye ediliyor. Baklagillerin, badem, ceviz ve fındık gibi kuruyemişlerin bulunduğu, balık, tavuk ve yağsız etleri de içeren bir beslenme tarzı. Bu beslenme tarzının sağlığımıza çok yönlü olumlu etkileri var.  Kilo vermeyi ve ideal kiloyu korumayı kolaylaştırıyor. Damar sertliğini önleyerek kalp krizi ve inmelerin önüne geçiyor. Yüksek tansiyon için ilaç tedavisi gerekiyorsa, ilaçların düşük dozlarda etkin olmasına olanak sağlıyor. Erken yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlığı edinilirse yüksek tansiyon hastalığının oluşması önlenebiliyor. Hastalık ortaya çıkıp yerleştikten sonra sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve kilo verme yeterli olmayabiliyor. O zaman ilaç tedavisi gerekiyor. Bunu da gelecek hafta gözden geçireceğiz.

DASH diyeti çalışmasında 450 kişi rastgele (randomizasyon yöntemi) 2 gruba ayrıldı. Birinci gruba, tipik Amerikan yemekleri verildi (kırmızı çizgi). İkinci gruba DASH diyeti verildi (açık yeşil). 2 hafta içinde büyük ve küçük tansiyonda önemli düşüşler gözlendi. 5 yıl sonra, benzer bir çalışmada DASH diyeti az tuzlu yapılırsa (koyu yeşil), kan basıncının daha da düşürülebileceği görüldü.

20100912

* Yüksek tansiyondan kaçınmak beyniniz için neden önemlidir?

Yüksek tansiyondan kaçınmak beyniniz için neden önemlidir?
Mehmet Öz'ün yazısından...

http://img2.blogcu.com/images/m/a/t/matematikcii/beyin2.jpg

Beyninizin beslenmesini kanınız sağlar. Beslenemezse, beyin olmaz. Bu yüzden en büyük hedeflerinizden biri damarlarınızı temiz ve açık tutmak olmalıdır. Yüksek tansiyonu normale düşürmek kavrama fonksiyonlarını geliştirir ve Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatır. Eğer küçük tansiyonunuz (diyastolik) 90 mm/Hg’nin üzerinde ise (en az), 90’ın altında olanlara göre 20 yılda yaklaşık 5 kat daha fazla bunama (demans) riski altındasınız.

Hipertansiyonunuz, kolesterol plakları yüzünden damarlarınızın daralması neticesinde yeterli miktarda kan ve besleyicilerin belli bölgelere ulaşmasına engel olmasından dolayı olabilir. Beyinde iki ana damar arasındaki bölgeye yeterli kan ulaşmaması durumunda felç riski artar. Hepimiz damarlarımıza akıl almaz çeşitlilikte (ve miktarda) şeyler yükleyip, dolaşım sistemimizin hepsini taşımasını bekliyoruz. Damarlarımız her zaman mideye indirdiğimiz şeyleri beğenmez ve biz de tıkanıklık, hazımsızlık ve pek çok sindirim problemiyle karşılaşırız.

Bu tüketim ve eleme düzeninin en önemli unsuru bağırsaklarınızdır. Çoğu insan bağırsaklarının canlı olduğunu ve kalbi gibi bir organ olduğunu fark etmez. Onlar hareketsiz borular değil, etkin bir şekilde emen, salgılayan, işaretler yollayan ve metabolize eden organlardır. Canımızın ne çektiğine bağlı olarak sebze meyve, et veya bir oturuşta çok sayıda simit yemeyi seçme özgürlüğüne sahibiz. Bunun nedeni bağırsaklarımızın vücudumuza ne alacağımıza karar vermemize izin vermesidir.

Ancak bu özgürlükle beraber sorumluluk da geliyor. Özellikle gençler vücutlarının ne yerlerse yesinler hücrelere iletip hücrelerin de enerjiye çevireceği makineler olduğunu düşünüyor. Bu tamamen doğru değil, özellikle yaşlandıkça veya yeterince egzersiz yapmadığımızda. Bu da vücudumuzun çeşitli türdeki yiyeceklere değişik şekillerde yanıt vermesinden dolayıdır. Eğer bağırsaklarınızı önünüze serecek olsaydınız (hiç tavsiye etmiyorum) yaklaşık 8 metrelik bir uzunlukta olduğunu görürdünüz. Burası asıl sindirimin gerçekleştiği yerdir. İnce bağırsak mideden sonra gelir ve yiyeceklerdeki besinin çoğunun emildiği yerdir, kalın bağırsak (kolon) ise ince bağırsaktan daha kısa ve geniştir, dışkıları oluşturmak için su emer.

Dışarıdan hepimizin farklı görünüşleri olduğu gibi, bağırsaklarımız da dış dünyaya farklı tepkiler verir. Örneğin bir besin, arkadaşlarınıza ağaçları yerinden kaldırmak için yeterli enerjiyi verirken sizi davul gibi şişirebilir. Her ikisinde de size ipuçları veren ince bağırsağınızdır. Hassas yüzeyi, sindiremeyeceğiniz yiyeceklerin farkına varan özgün bağışıklık hücreleriyle donanmıştır. Ona karşı gelindiğinde bu zor beğenen organ sizi uyarmak için gaz ve spazm olarak SOS sinyalleri yollar. Ve sizi sıkıştırarak isyan eder.


Beyin yaşla birlikte nasıl değişir?
http://blogir.net/wp-content/uploads/2010/07/sol-sag-beyin.gifNasıl ki 1920’lerde yapılan bir evle, son yıllarda yapılmış bir evin farklı elektrik tesisatları varsa, beyniniz de yaşlandıkça farklı güç kapasitelerine sahip olur. Eski bir evin orijinal elektrik sistemiyle yalnızca buzdolabı, kahve makinesi ve biraz da televizyon ancak çalışabilir. Şayet bu eski evi demin saydıklarımıza ek olarak bilgisayarlar, ses sistemleri ve küçük çocuğunuzun video oyunları kurulumlarıyla karşı karşıya getirirseniz fazla elektrikle yüklenip sigortaları attırır, sonuçta yangın çıkar ve bütün eviniz yanar. Oysa günümüz yaşam koşullarına göre düzenlenmiş yeni bir ev bütün modern toplumun ihtiyaçlarına dayanmak üzere donanmıştır. Beyniniz de aynı şekilde çalışır. Aslında, birçok beyin normal şartlarda iyi şekilde yaşlanmaz. Daha genç beyinler ara sıra beklenmedik bir arıza çıkarabilir ama aşırı yüklerle başa çıkabilecek şekilde donanmıştır. Ancak daha yaşlı beyinlerin kısa devre oluşması ve güç kaybı gibi nörolojik sorunlardan kaçınmak için yenilenmeye ihtiyacı vardır. Beyin fonksiyonlarındaki düşüş kaçınılmazdır ve siz istemeden olur; fakat basit değişikliklerle beyninizin güçlü kalmasını sağlayabilirsiniz. Fiziksel aktiviteler damarlarınızın fonksiyonunu güçlendirir ve bu da beyin fonksiyonlarınızı geliştirir.

20100627

* Karpuzun faydaları ve iyi geldiği hastalıklar


Karpuzun faydaları ve iyi geldiği hastalıklar

  • Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri olan karpuzun Kanser çeşitlerine karşı olan tedavi edici ve koruyucu etkisinin yanı sıra kalp fonksiyonlarının ve kan Basıncının düzenlenmesine de yardımcı olduğu bildirildi.
  • Karpuzun, bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan beta-karoten içerdiğini belirten uzmanlar, içerdiği yüksek potasyumun da kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olduğunu vurguladı.
  • Uzmanlar, aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenleyen ve Bağırsak Kanserini önlemede rol oynayan karpuzun çekirdeklerinin de, içinde bulunan cucurbocitrin adlı Madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu kaydetti. 


    Karpuz nasıl seçilmeli?
  • Uzmanlar, yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri bulunan karpuzun tüketilmesi için olgunlaşmış olmasına özen gösterilmesi gerektiğini bildirdi.
  • Tatlı ve sulu, olgun bir karpuz seçmek için kabuğunun renginin parlak değil mat olmasına ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısmının kolayca çıkmasına, toprağa  oturan kısmının renginin açık sarı olmasına, beyaz veya yeşil olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, eğer kesmece karpuz alacaksanız içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edilmesini istedi.
  • Karpuzun kalori oranı düşüktür. %90’ı su olan karpuz, vücudun Sıvı ihtiyacını büyük oranda karşılamasının yanında, B ve C vitamini ile Sodyum, kalsiyum, potasyum ve demir mineralleri açısından zengin bir meyvedir.Sıcak yaz günlerinde içerdiği Su oranı ile susuzluğa ilaç gibi gelen karpuz daha çok Sıcak iklimlerde yetişen, sarı renkli çiçekler açan, iri meyveli bir bitkidir.
Karpuzun faydaları
  • Çok iyi bir idrar söktürücü olan karpuz, vücuttaki atık maddeleri, bağırsakları ve kanı temizler. Kalbi koruyucu etkisi de vardır.
  • Karpuz, soğuk algınlığına iyi gelir ve cinsel gücü arttırır. Vücuda zindelik, serinlik ve ferahlık verir.
  • Börekleri çalıştırarak böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur. Kemik gelişimini de destekler.
  • Karpuz nasıl tüketilmeli?
  • Olgunlaşmış karpuz taze olarak yenir. Karpuzun keleklerinden ise turşu yapılır. Bala zencefil katılıp karpuzla yenirse balgamı söker.
  • Karpuzdan en iyi şekilde faydalanmak için yemeklerden önce ve mümkün olduğunca kabuklarının iç kısmı ile birlikte yemek daha faydalıdır.

20100421

* Yüksek Tansiyon Nasıl Düşürülür?



Yüksek Tansiyon Nasıl Düşer ve Yüksek Tansiyon Nasıl Düşürülür


Reçete ilaçlarının kullanımı olmaksızın doğal yöntemlerle kan basıncını azaltmak için bitkisel ve doğal bazı ürünlerin kullanımı yararlı olabilir. Aşağıda derlenip düzenlenmiş, doğal yöntemlerle kan basıncını azaltmanın en iyi bilinen yollarının bir listesi bulunmaktadır. Ancak şunu da akılda bulundurmakta fayda vardır, doğal yöntemlerle kan basıncının düşürülmesinin yanı sıra yağı ve sodyumu az olan, dengeli bir diyeti içeren ve bazı egzersizlerle tamamlanan sağlıklı bir yaşam tarzı için çaba göstermek kan basıncınızı düşürmenize ve yaşam kalitenizi geliştirmenize yardımcı olacaktır.


Yüksek Tansiyonu Ne Düşürür - Yüksek Tansiyona Ne İyi gelir?


Sarımsak : Bu mucizevî şifa birçok şeyi tedavi edişiyle bilinir ve bu yüksek kan basıncını da içerir. Çalışmalar, sarımsak ilavelilerin kullanımının mutedil hipertansiyonu kontrol altına almakta etkili olduğunu kanıtlamaktadır.


Potasyum : Tansiyon nasıl düşürülür ? Bu soru potasyum eksikliğinin kandaki sodyum miktarını arttırdığının düşünülmesiyle ilgilidir ki bu da yüksek kan basıncına ya da onun kötüleşmesine sebep olabilir. En iyi seçenek doğal olan bütün yiyeceklerden bu minerali almak olmakla birlikte günlük ek potasyum almak yüksek kan basıncınızı düşürebilir. Potasyumu muz, baklagil,som balığı ve kayısı gibi potasyum zengini yiyeceklerden alabilirsiniz.


CoQ10 : Koenzim Q10 nun yüksek kan basıncı üzerindeki etkisinde,her biri CoQ10′un birincil ve ikincil hipertansiyon durumlarında doğal yollarla kan basıncını düşürmekte etkili olduğu sonucunu gösteren çalışmalar yapılmaktadır. Yüksek tansiyonu düşürmek için CoQ10 verilen hastalar, zararlı yan etkileri olan farmasötik ilaçlarla tedavi edilen hastalarla aynı kan basıncı düşüşünü göstermişlerdir.


Kara Hindiba Kökü : Bu, diüretik (idrar söktürücü) reçetelere iyi bir alternatif olan doğal diüretik olarak işe yarar. Su retansiyonu kan basıncını arttırır; karahindiba kullanımı su retansiyonunu rahatlatır böylelikle kan basıncı düşer.


Folik Asit : Uzun bir süredir, toksemi ya da preeklamsi diye bilinen bir durum yüzünden hamileliği süresince yüksek kan basıncının riski altında bulunan hamile bayanlara tavsiye edilmektedir ve kan basıncını normal seviyede tutmaya çalışan herkese tavsiye edilmektedir.


Yüksek tansiyon nasıl düşer





Yüksek tansiyon yada tansiyon hastası olan arkadaşlarımız için bir yazı paylaşmak istiyoruz arkadaşlarım, yükselen tansiyonun nasıl düşeceği yada düşürüleceği ile ilgili bilgiler…
Tansiyon nasıl düşürülür ve Yüksek tansiyon nasıl düşürülür sorularına cevaplar ?
Yüksek tansiyon boyun damarlarının kireçlenmesine ve beyindeki kılcal damarların çatlamasına beyin kanamalarına neden olan yaygın ve tehlikeli bir hastalıktır.Sarmısak tansiyonu düşürmez ama ayarlar,yani yükselmesini önler.Soğanda iyi bir tansiyon ayarlayıcısıdır.Yüksek tansiyondan
yakınanlar yemeklerine bol bol soğan ve sarmısak doğramalılar.

Tansiyonunuz yükseldiğinde yapacağınız ilk şey kollarınızı dirsekten bileklere kadar soğuk su
ile yıkamak olmalıdır.
Bu önlem tansiyonunuzu en az bir ,iki derece kadar düşürür.Yağlı ve yağda kızartılmış besinler ,hamur işleri,hamur tatlıları,et ve etten yapılmış pastırma,sucuk,salam gibi ürünler,sakatat da tansiyonunuzu yükseltir.Yüksek tansiyondan şikayetçi olanların sofrasında daha çok sebze yer almalıdır.Yemekler sıvı bitkisel yağlarla hazırlanmalıdır.Katı yağlardan uzak durulmalıdır.Hafif spor yapmak iyi gelir.
Yüksek Tansiyonu Düşürmek – Yüksek Tansiyon Nasıl Düşürülür hususunda devam eden bilgilerimizde.
Kan basıncı damarın duvara yaptığı basınç dır.bu basınç gün içinde belli zamanlarda düşabilirde yükselebilirde.Hipertansiyon ailevi bir hastalıkdır.bunu dışında şişmanlık,şeker hastalığı,hareketsizlik,çok yağlı ve bol karoli li çok tuzlu yiyecekelr yemek ve birde sebze ve meyveyi az yemek. kan basıncın yükseldiği durumlarda;
Şişman bireylerin zayıflaması gerekiyor zayıflyarak da kan şekeri dengede tutulabilir.bunun içinde sebze ve meyve den zengin yağdan fakir besinle tuzdan da kısıtlı besinle beslenemk gerekir.tam tuzsuz olmamamlı yoksa vücuttaki tuz oranı düşer bu yüzden yemeklere katılan tuz oranımız kısıtlı olmalı..
Alkol alınmamalı eğer bırakılamıyorsa çok az içilmeli. (Kullanmamanız tavsiye edilir )
Sigara içiliyorsa sigaranın kesinlikle bırakılması gerekiyor.Sigara bıraktıktan belli bir süre kan basıncında normal gelişmeler görülebiliyor.
Düzenli olarak ekzersiz de yapılması gerekiyor.. ekzersiz sonucu kandaki kolesterol ve yağ oranında düşüş görülür.mesela günde 30 yada 40 dakika açık havada yürüyüş iyi gelir.
Stres kan basıncını önemli ölçüde olumsuz etkiler.bu yüzden biraz daha sakin ortamlar ve stresin olmadığı ortamalrı tercih edip mümkün olduğunca stresden uzak durmalıyız.
Eğer kan basıncı çok yüksek değilse yada kalpde kan basıncını artıran başka nedenler de yoksa yukardaki sayılanlarla denge altına alınabilir.fakat düşmeyen yüksek tansiyonumuz varsa bunu mutlaka ilaç tedavisi ile kontrol altına almalıyız.aksi takdirde ilerlemiş tansiyon böbreklerimize kadar yan etki yapar.ve böbrek fonksiyon testlerimizi olumsuz yönde etkiler.bunu dışında kalp ,göz ve damar hastalıkları nada yol açabilir.