Showing posts with label egzersiz. Show all posts
Showing posts with label egzersiz. Show all posts

20130302

21. yüzyılın teknolojisi insanları hasta ediyor

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün çağımızın en büyük hastalığının obezite olduğunu, 21. Yüzyıl teknolojisinin insanları tembelleştirdiğini belirterek obeziteye karşı savaşılması gerektiğini söyledi

21. yüzyılın teknolojisi insanları hasta ediyor
02 Mart 2013 - 23:51



 Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Kent Konseyi tarafından ortaklaşa düzenlenen ’Sağlıklı Beslenme ve Egzersiz Dostu Kocaeli’ adı altındaki etkinliğe katılan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün çağımızın en büyük hastalığının obezite olduğunu, 21. Yüzyıl teknolojisinin insanları tembelleştirdiğini belirterek obeziteye karşı savaşılması gerektiğini söyledi.

Recep Topaloğlu Spor Salonu’ndaki etkinliğe Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, AKP Milletvekili Fikri Işık, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sezer Ş. Komsuoğlu, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Hatun ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı. Etkinlikte konuşan, aynı zamanda Kocaeli Milletvekili olan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "21. yüzyıl teknolojisi bizi hasta ediyor, şişmanlatıyor. Hepimiz böyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız. 21. Yüzyılın hayat tarzı bizi şişmanlatan unsurlar. Bir tedbir almamız lazım. Ama insanoğlu bazı değerlerinin kıymetini sonradan anlıyor" dedi.

Bakan Ergün konuşmasına şöyle devam etti: "İnsanlar var olan sağlıklarının kıymetini bilmiyor. Ne zaman hastalanıyor o zaman sağlığın kıymetini anlıyor. Bizi hasta eden 21. Yüzyıla karşı bir mücadele vermemiz lazım. Bize dayattığı rengarenk yiyeceklere, önümüze koyduğumuz televizyonlara, oturarak yapılan işlere teslim olmak doğru değil. Bunlara bir mücadele vermek lazım. Yediklerimizin çeşitlerini ve miktarlarını azaltılmalı. İredemiz de kuvvetli olmalı. Konuşmak kolay, ama yapmak zor. Umarım bu toplantı sayesinde yeni bir farkındalık oluşur. Eğitimlerde bize daha fazla yardımcı olacak şey bedenimizi sporla eğitmektir. Ama biz sürekli sanattan spordan sürekli kaçar bu dersleri basit görürüz. Bu dersler kaçılacak dersler değil. Bu toplantı bu dersleri sahiplenmeyi artıracak bir etki yaratacak."

Kocaeli Valisi Ercan Topaca’da rahat bir ömür sürdürülebilmesi, istenilen şekilde yaşanması için sağlığın korunması gerektiğini hatırlatarak, herkesin yakınlarına sağlıklı bir yaşam tavsiye etmesini belirtti. Topaca, "az yiyen, spor yapan ve geleceğine güvenle bakan bir millet" dilekleriyle konuşmasını tamamladı.
Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ise  kendisinin günaşırı yürüyüş yaptığını belirterek yürüyüşün en güzel sporlardan biri olduğunu söyledi. Karaosmanoğlu, bütün Kocaeli’yi harekete davet ederken hastalıklardan korunmak için dengeli beslenilmesi gerektiğini hatırlattı.

SAĞLIKLI BESLENME CÜZDANI

Törende konuşan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu, az yenmesi, yeteri kadar spor yapılması gerektiğini ve ailelerin çocuklarını sağlıklı yetiştirmesi gerektiğini belirtti. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Hatun ise konuşmasında çağımızın en büyük hastalığının obezite olduğunu söyledi. "Kantin genelgesinin okullarda uygulanması için okullarla işbirliği yapacağız. Vatandaşların evlerdeki abur cubur evlerden kaldırmasını sağlayacağız" diyen Prof. Dr. Şükrü Hatun yeni çiftlere evlenme cüzdanının yanında sağlıklı beslenme cüzdanı da vereceklerini söyledi.
Programa konuk olan Kasımpaşaspor Teknik Direktörü Şota Arvaladze ise sporun herkese mutluluk ve sağlık verdiğini ifade etti. Arvaladze, "Bizim geleceğimiz ve çocuklarımız için en önemlisi mutluluğumuz için spor yapın" çağrısında bulundu. Konuşmaların ardından diyetle zayıflayan vatandaşlara ve ’en sporcu başkan’ seçilen İbrahim Karaosmanoğlu’na teşekkür edilerek hediyeler verildi.

DHA


POSTA

20120505

* EGZERSİZ İLAÇTIR....

http://www.sohbeteli.com/wp-content/uploads/2012/03/egzersiz.jpg
Melike Karakartal

4 Mayıs 2012
Egzersiz ilaçtır (1)

Gün içinde ne kadar hareket ediyorsunuz?

Tek aktiviteniz aracınızın kapısını açmak, mutfağa gidip su içmek veya mouse’ınıza tıklamak ise “Niçin başım hastalıktan kurtulmuyor?” ya da “Diyet yapıyorum, her şeyime dikkat ediyorum, niçin kilo veremiyorum?” diye sızlanmayınız.
Malum, şehir hayatı içinde hareket etmemek için bahane çok.
Yarım saat yürüyüş yapacağınıza, dizi izlemeyi, bilgisayarda vakit geçirmeyi, bir kafede oturup laklak etmeyi, ya da hiçbir şey yapmadan oturmayı tercih ediyorsunuz.
Belki yaptığınız tercihlerin kendinizi daha iyi hissetmenize sebep olacağını düşünüyorsunuz fakat yanlış seçim.
Yorucu bir günden sonra kendinizi evde koltuktan koltuğa atmak yerine yarım saat yürüyüş yapmayı başarırsanız, enerji seviyenizin hiç olmadığı kadar yükseldiğini fark edersiniz...
Genellikle “yorgunluk üzerine yorgunluk, spor yapılmaz şimdi” düşüncesiyle ertelenen günlük egzersizler, esasında vücudun ve beynin yapısal özelliklerinden ötürü açlık duyduğu bir konu, sevgili oturdukça oturan Habitus okuru.
Bakınız, fiziksel olarak aktif bir yaşam için programlanmış insanoğlu, 150 yıl önce günde 30 bin adımdan fazlasını atarken şimdi bu rakam sadece 3 bine düşmüş durumda.
3 bin adım atan da “aktif” sayılır, size o kadarını söyleyeyim...
Zira ofis hayatı ve otomobille ulaşım ekseninde dönüyorsanız, bu da günde ortalama bin adımı ancak buluyor.
Bin adım atmak da, oturduğumuz yerde çürüdüğümüz anlamına geliyor.
“Vücudumuzu terk edilmiş metruk bir bina gibi kullanıyoruz” demek oluyor... 
Hareket etmediğimiz için o bina paslanıyor, kırılıyor, organizmalar sarıyor, dış etkenlerden çabuk etkilenir hale geliyor... Öyle ki, şişmanlamak bu sürecin bir sonucu aslında.
Vücudumuz aldığı enerjiyi en doğru biçimde kullanır ve fazlasını depolarken, ona hareket etme, enerji harcama şansı tanımadığımız için sadece “depolama” görevini layıkıyla yerine getiriyor.

Hareketsizliğin bedeli: Hastalık

Bakınız Aktif Yaşam Derneği neler söylüyor:
- Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarında, fiziksel inaktivite bir çok ülkede hızlı bir şekilde yaygınlaşıyor ve kanser, kalp-damar hastalıkları, şişmanlık, tip2 diyabet, kemik erimesi gibi bir çok hastalığın artışına neden oluyor.
- Fiziksel inaktivite yılda bütün dünyada 3.2 milyon insanın ölümüne yol açıyor. Hareketsizlik, yaklaşık yüzde 30’u diyabet ve kalp hastalığı olmak üzere, 60 yaş altında 670.000 kişinin erken ölümüne sebep oluyor.
- Hareketsizlik, global düzeyde ölüme neden olan risk faktörleri arasında dördüncü sırada.
- Göğüs ve kolon kanseri vakalarının yüzde 20-25’i, diyabetin yüzde 27’si ve iskemik kalp hastalığının yüzde 30’unun fiziksel inaktiviteden kaynaklandığı bildiriliyor.
Yediğinize, içtiğinize, bedeninize soktuğunuz besinlerin niteliğine, kalitesine istediğiniz kadar dikkat edin.
Eğer az hareket ettiğiniz bir hayatınız varsa, tüm emeklerinizi çöpe atıyorsunuz demektir.

Yarın: Nasıl hareket etmeyi becereceğiz? Hangi hareketleri yapacağız ve bunu günlük rutinimiz haline nasıl getireceğiz?

  


     
 Egzersiz ilaçtır (2)

Dün hareketsizliğin bize neye mâl olduğunu konuştuk. Bugün de ne yapmamız gerektiğine, hayatımızın içine hareketi nasıl katabileceğimize bakalım sevgili bakkala bile giderken otomobile binen üşengeç Habitus okuru.

Hafta sonu kahvaltını yaptın. Kahveni içiyor ve göbeğini sıvazlayarak gazete okuyorsan, sana gazeteni okuman ve kahveni bitirmen için yarım saat daha veriyorum. İşin bitince eşofmanlarını ve spor ayakkabılarını giyecek, sokağa çıkacaksın. Yok evde yapılacak işler var, yok televizyon izleyeceğim, yok gezmeye çıkacaktık, yok sevgilimle buluşacağım, ben anlamam.
Tüm işlerin bir 45 dakika beklesin. Şimdi beraber yürüyüşe çıkıyoruz.
Nasıl yürüyeceğim diyorsan, http://www.aktifyasam.org.tr/yayinlar adresine girip “Yetişkinler için fiziksel aktivite rehberi”ni bilgisayarına bir güzel indiriyorsun. Burada sadece yürüyüş değil, dayanıklılık, kuvvet, denge ve esneklik egzersizleri de bulacaksın. Faydalanmanı öneririm.
Hafta sonu cumartesi ve pazar günü yürümek konusunda anlaştıysak –itiraz istemem-, hafta içi günlerine geçiyorum:
Öncelikle, işine varmak ve işten geri dönmek için kullanabileceğin alternatifin varsa ve “otomobilimin rahatlığından vazgeçmem” diyorsan, seni kınıyorum. Demek her sabah ve her akşam toplam üç saat trafik çekmeye ve hiç hareket etmeden yaşamaya gönüllüsün. Hayatın boyunca boşa harcayacağın 40 bin saatin var demek. Vay be... Ömrünü trafikte harcamaya değer yani.
Eve geldiğinde kendini çok yorgun hissediyor, kımıldayacak halin olmuyorsa, bunun bir kısmının psikolojik olduğunu söylemek isterim.
Ama bu, çocukların sütten toplu zehirlenmesinin “psikolojik” olması gibi bir şey değil, onu baştan diyeyim.
Gün içinde sabahtan akşama kadar bilgisayar başında iş yapmanın kasların üzerinde bir etkisi yok.
Fiziksel olarak yorgun olamazsın sevgili Habitus okuru. Kendimizi kandırmayalım.
Ancak aç veya uykusuz olabilirsin, ona da artık erken yatarak çare bulacaksın. Uykusuzluğun sebep olduklarını daha önce konuşmuştuk hatırlarsan. Hatırlamıyorsan seni 18 Nisan’ın Habitus’unu okumaya davet ediyorum: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20374019.asp

Evde de durmak yok!

Benim çocuğum var, evde işlerim var, hakikaten vaktim yok diyeceksen, hiç deme sevgili bahaneci Habitus okuru. Maşallah, her şeye de cevabın var.
Eğer “Evden çıkamam, çocuklarım okulda verilen sütten psikolojik olarak zehirlenmiş olarak dönebilirler, onlarla ilgilenmem lazım”, “İşlerim ofiste bitmiyor, evde de çalışıyorum”, “Kemiklerim sızlıyor evladım” gibi şeyler söyleyeceksen, onları da deme. Eğer hasta değilsen, evde egzersiz yapmaya engel olacak gerçek bir bahane henüz icat edilmedi sevgili ayva göbekli, can simitli Habitus okuru.
Leslie Sansone isimli bir fitness eğitmeni, “Walk at home” (Evde yürü) hareketi başlatmış. Açıyorsunuz YouTube’u, “search” kısmına “Leslie Sansone, walk at home”, yazıyorsunuz, (www.walkathome.com da olur) gördüğünüz egzersizleri evinizde her gün hiiiiiç bahane üretmeden yapmaya başlıyorsunuz.
Bakınız, okurum Ebru Algül “Dizi seyrederken, çocukları salıncakta sallarken bu hareketleri yapıyorum ve günde 10 bin adıma rahatlıkla ulaşıyorum” diyor.
150 yıl önceki atalarımız gibi günde 30 bin adım atmamız zor ama 10 bin de günümüz ev-ofis insanları için hiç fena bir rakam değil, ne dersiniz?

HÜRRİYET

20120225

* En çok kadınları tehdit ediyor


26 Şubat 2012
En çok kadınları tehdit ediyor

Bir Amerikan tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre masa başı işlerde çalışan ya da günde en az 7 saatini oturarak geçiren kadınların tip 2 diyabete yakalanma oranı gün içinde hareketli yaşam sürdürenlere göre çok daha fazla.


Kan testlerinde yapılan ölçümlerde bu kadınların diyabete yatkınlığı tespit edildi.

Ancak araştırmada erkekler için benzer bir sonuç elde edilemedi. Uzmanalar bunun nedeninin kadınların metabolizmasının hareketsizliğe daha fazla tepki vermesi olduğunu düşündüklerini belirtti.

59 yaş ve üstü 505 kadın ile erkek üzerinde yapılan araştırmada her gönüllüye günde ne kadar zamanlarını oturarak geçirdikleri soruldu. Ayrıca kanda bulunan ve diyabet habercisi olan maddelerin seviyesi ölçüldü.


En uzun süre oturan kadınlarda insülin seviyesi en yüksek çıktı. İnsülin seviyesi vücutta gereksiz salgılandıkça vücut bu hormona direnç gösteriyor ve bu da tip 2 diyabetin oluşmasını sağlıyor.

 MİLLİYET

20110903

* Ne kadar et yemeli - Mehmet Öz

Ne kadar et yemeli

ABD’nin en popüler doktorlarından Mehmet Öz, Amerikan Time dergisine bu yaz ikinci kez kapak konusu oldu.

02:30 | 03 Eylül 2011
Ne kadar et yemeli
DIŞ HABERLER?SERVİSİ
Öz, kaleme aldığı makalede tüketilmesi ve kaçınılması gereken yiyecekleri anlattı. Sağlıklı bir yaşam için başlıca   3 önerisi bulunan başarılı doktor bunları, “hem et hem sebze tüketin”, “toprakta yetişen yiyecekleri seçin” ve “egzersiz yapın” olarak sıraladı. İşte Öz’ün sağlıklı bir yaşam için dikkate alınması gereken tavsiyeleri...


- BROKOLİ: Kolesterolü düşürür. Karaciğerleri temizlemeye yardımcı olur.

-ZEYTİNYAĞI: Kötü kolesterol oranı düşüktür. İyi kolesterol oranını ise yükseltir. Kalp rahatsızlıkları riskini azaltır.

-OMEGA 3 YAĞI: Kalp hastalıkları geçirme riskini azaltır. Beyin sağlığı ve gelişimi için idealdir.

-YUMURTA: Bilim insanları günde 1 yumurta tüketilmesini önerir. Ancak yumurta sarısında bulunan kolesterol nedeniyle, yüksek tansiyon problemi yaşayan kişiler bu tüketimi doktorlarına danışıp gerçekleştirmeli.

-TRANS YAĞLAR: Birçok gıdadan çıkarılmıştır. Sağlık için çok zararlıdır.

-TUZ: Tansiyonu tehlikeli seviyelere çıkarır. Eğer tuza karşı hassas olup olmadığınızı öğrenmek istiyorsanız, tuz tüketmeden önce ve sonra tansiyonunuzu ölçüp karşılaştırın.

-KIRMIZI ŞARAP: Üzümde bulunan antioksidan nedeniyle kötü kolesterolü ve kalp rahatsızlığı riskini azaltır. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı testler kırmızı şarabın obezite ve diyabetle de savaştığını göstermiştir. Kalori oranı az olduğu için hergün yaklaşık 2 kadeh tüketilebilir.

-ÇİKOLATA: İçerisindeki süt seviyesi ne kadar azalırsa o kadar yararlı olur. Bu yüzden bitter çikolata önerilir. Haftada birkaç kez yaklaşık 30’ar gram bitter çikolata tüketilebilir.

-KURUYEMİŞ: Kötü kolesterolü azaltır ve açlığı bastırır.

-KAHVE: İçerisinde bulunan antioksidanlar sayesinde bunama ve Parkinson hastalığı riskini azaltır. Ancak çok fazla kahve sinir sistemini kötü etkiler.

-SÜT: Sütün içindeki kalsiyum besinleri öğütmeye yardımcı olduğu için vücut daha az yağ emer. Bu sayede kilo vermeye yardımcı olur. Az yağlı veya normal süt arasında büyük bir fark yoktur. Çünkü yağ ne kadar azalırsa sütün içindeki doğal şeker oranı o kadar artar. Günde yarım litreye kadar süt tüketilebilir.

-ET: Haftada en fazlya yarım kilo et tüketilebilir. Bundan fazlası ise kilo aldırır ve sağlık problemlerine yol açar. Çok fazla et ağırlıklı bir diyet kalp rahatsızlıkları ve felce neden olabilir.

-ÇİLEK VE BÖĞÜRTLEN: İçlerinde yüksek miktarda bulunan antioksidanlar, yaşlılık sonucu oluşan, kalp rahatsızlıkları, kanser ve diyabet gibi hastalıkları önlemeye yardımcı olur.



Haftada 150 dk hızlı yürüyüş


Doktor Mehmet Öz, egzersiz tavsiyesinde bulunurken ABD’nin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) önerilerini baz alıyor. Merkez, yetişkin bir bireye haftada 150 dakika hızlı yürüyüş yapmasını tavsiye ediyor. Bu da günde yaklaşık 20 dakikaya denk geliyor. Ancak yürüyüş yerine koşuyu tercih edenler haftada 75 dakikalık bir koşuyla aynı egzersizi yapmış sayılıyor. Kilosu ortalama 73 olan bir kişi 1 saatlik düşük tempolu bir egzersiz ile yaklaşık 365 kalori yakabiliyor. Egzersiz sonrasında tatlı yerine bir elma tüketilmesi gerekiyor.

MİLLİYET
http://gundem.milliyet.com.tr/ne-kadar-et-yemeli/gundem/gundemdetay/03.09.2011/1433980/default.htm